Pulmoner Hipertansiyon

Anasayfa Pulmoner Hipertansiyon

Pulmoner Hipertansiyon

Pulmoner hipertansiyon yani akciğer damarlarında basınç yüksekliği, akciğerlere kan taşıyan ve “pulmoner arter” adı verilen damarlarda kan basıncının artmasıdır. Akciğer tansiyonu sıklıkla akciğer ve kalp hastalıklarından kaynaklanır. Romatizmal hastalıklar, kronikleşmiş pıhtılar, karaciğer hastalıkları ve nadiren kalıtsal hastalıklar da akciğer damarlarında basıncı yükseltebilir.

Pulmoner hipertansiyon tanısı sıklıkla 30-60 yaşları arasında konur. Ancak, idiyopatik (nedeni bilinmeyen) pulmoner arteriyel hipertansiyon genç erişkinlerde daha sık görülür.

Akciğer tansiyonu genellikle geç tanı konulduğu için ileri evrelerde yakalanabilmektedir. Akciğer damar duvarında kalınlaşma, akciğer damarlarında daralmaya ve kan akışında zorlanmaya neden olur. Kalbin sağ tarafı daha fazla kasılarak kanı akciğer damarlarına pompalamaya çalışır. Bu durum zamanla kalbin sağ tarafında basıncın yükselmesine ve kalp yetmezliğne neden olur. Kısaca pulmoner hipertansiyon tedavisi geciktiğinde kalbe zarar veren bir hastalıktır.

Akciğer tansiyonu yüksek olan hastalardaki en önemli belirti nefes darlığı ve çarpıntıdır. Hastalar sıklıkla günlük rutin işlerini yaparken zorlandıklarından yakınırlar. Halsizlik, yorgunluk, çabuk yorulma, baygınlık hissi, baş dönmesi, göğüs ağrısı, öksürük, ayak bileklerinde, bacaklarda, karında şişlik ve ödem diğer belirtilerdir.

Hastadan ayrıntılı öykü alınması ve muayene sonrasında akciğer tansiyonundan şüphe duyulduğunda Ekokardiyografi planlanır. Ekokardiyografide akciğer damar basıncı yüksek tespit edilirse ayrıntılı tetkikler planlanır, altta yatan nedenler araştırılır. Kesin tanı sağ kalp anjiyosu ile basınçlar ölçülerek konur.

Akciğer hipertansiyonu tedavisi altta yatan nedenlere göre planlanır. Akciğer ya da kalp hastalığı saptanırsa öncelikle bu hastalıkların tedavisi yapılmalıdır. Altta yatan nedene bağlı olarak ilaç tedavisi, cerrahi tedavi ve girişimsel tedavi seçenekleri mevcuttur.